Atatürk : Çalışmadan, öğrenmeden, yorulmadan rahat yaşamanın yollarını alışkanlık haline getirmiş milletler; evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini ve daha sonra da istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar.
Bafra Genç İş Adamları Derneği Logo

Alper GÜNGÖR

Bafra Giad Yönetim Kurulu Başkanı

- Başkanın Mesajı
Başkan Mesajı

Fatih Kazım KURUÇAYLI' nın kaleminden-3

Fatih Kazım KURUÇAYLI' nın kaleminden-3


 Özel Okul ve Sınav Sistemi İlişkisi

Hüseyin ÇELİK’in döneminde Lise geçiş sınavları üçe çıktı. Fakat kısa süre sonra tekrar tek sınava düşürüldü.  Çünkü, özel okullardan tepki geldi. Neden mi?

Büyükşehirlerde, elit seviyedeki özel okullara bundan 5-6 sene önce 20-25 bin TL yıllık (eğitim ücreti olup servis, yemek, kılık kıyafet, kırtasiye hariç) ödeme yapan veliler, 6.sınıf sonunda çocuklarının 350-400 arasında puan alınca solukları okul idarecilerinin yanında aldılar.

Sınav sayısı tek olunca okul yönetimi; ‘aslında başarılı öğrenciydi. Yazılı notları da yüksekti, biliyorsunuz. Herhalde o gün canı sıkkındı falan’ diyorlardı. Veliler de okul yönetimine hak veriyorlardı. Ama sınav üç seneye yayılınca bu mazeretleri çark etti. Ardından tekrar sınav sayısı tek sınava indirildi.

Şimdi özel üniversitelere bakalım. Her yerde artık özel üniversite var. Ve değişik pazarlama teknikleri ile öğrenci arıyorlar. Kontenjanı dolmayan özel üniversite bölümleri var. Lise 4’teki öğrenci, ya çok iyi olmayan devlet üniversitesine ya da bir yıl daha hazırlıkla daha iyi bir bölüme gitme ihtimali seçeneklerini düşünüyordu.

Dershaneler kapanınca ortaya çıkacak onlarca sorundan sadece biri; öğrenciler lise bitince, ya iyi kötü bir bölüme gidip üç beş sene sonra işsizlik sorunu yaşayacaklar ya da varsa bağı bahçesi satıp belki ailesine kredi çektirip özel üniversiteye gidecek. Yani 2Bin TL’lik telefonu var ama kontörü yok durumu…

Evet, özel üniversite sahiplerini, ‘müşterisizlikten’  kurtarıp, onların psikoloji ve ekonomilerini düzetme görevi hükümetimize düşmektedir(!).

         Fatih Kazım KURUÇAYLI 




Okunma Sayısı : 1663